DİKİŞ ATMAK YADA ATMAMAK
BİR DOĞMANIN BAŞKA BİR DOĞMA İLE YER DEĞİŞTİRMESİ
Günümüz dünyasında 20.yy da doğumlar evlerden hastanelere doğru geçiş eğilimine girmiştir. Başlangıçta perinal travma fazla önemli değildi. Tabiki anal spincter travmalara dahil değilse. Fakat 1897 MacNaughton Jones dikişsiz perinenin zararlarını şu şekilde tarif etti. Dikiş atmayı geciktirmek pek çok kadının sonsuz bir sefalete itilmesiyle sonuçlanmıştır ve doğum sırasındaki perinal yaralanmaların pek çok kadında septicemia ‘ye hatta ölümlere kadar uzanan sonuçlar ortaya çıkarmıştır. Perinal dikişte enfeksiyon hala önemli bir rol oynamasına rağmen dokunun kendini tekrar tamir etmeye ve görevini eskisi gibi yerine getirmeye ihtiyacı vardır.Kendini tamir etme bir normdur ve sürekli verilen öğüt perinal yırtıklar daima beklenmelidir.İzlenmesi gereken en iyi kural en küçük yırtıklar bile dikilmelidir.”
Mac Nougheton ayrıca eğer cerrahlar hastalıkları, yırtıkları hemen fark ederseler ikinci operasyonlara gerek kalmayacağını ifade etmiştir.Duyarlı bir jinekolog doğumdan hemen sonra fark ettiği yırtıkları hemen diker. Doğumdan hemen sonra yapılmadığı surece doğum sırasında olsan yırtıklar daha iyi tamir edilemez.
Ebelik Öğretim Üyesi Margaret Myles 1953 yıllında “text book for midwives” adlı kitabının ilk baskısında su şekilde yazdı. Eskiden peri nal yırtılma olmadan doğum yaptıran ebeler bununla övünürdü, fakat bunu yaparken perinal devre (Doğum süresi) gereksiz şekilde uzatılır ve bebekte yaralanama ve boğulmalar sebep olurdu. Günümüzde bakış acısı daha mantıksaldır. Kadın doğumcular yırtılma olmasının ve tamir edilebilir travmaların ortaya çıkmasının aşırı baskılı doğum yapmaktan daha iyi olduğunu düşünmektedirler. Anal spinchter yırtılmalarının dahil olmadığı perineal yırtılmanın dikiş atılmadığı durumlarla ilgili gözleme dayalı raporlar yayımlanana kadar yaygın iyileşme uygulaması dünyada bir standarttı
Bu raporlara ilaveten RCT tarafından hazırlanan ve İngiltere’deki ebeler tarafından yönetilen önemli bir araştırma derinin dikilmediği 2.sınıf yırtığın tamiri ve derinin dikildiği 3. yırtılmaları 1 . veya 2 derecede travma geçiren 1780 kadın arasında karsılaştırdı. Ölçülen asıl sonuç doğumdan sonraki 24-48 saat içindeki ağrı ve iyileşme idi. Doğumdan sonra 10. günde dikişlerin alınması ,tekrar dikiş atılmaya ihtiyaç duyulması, doğumdan sonraki 3.aya kadar ağrılardan kurtulamama durumları ağrı alarak tanımlanmıştır.
Veriler kadınların %99 undan doğumdan sonraki 24-48 saat içinde ve ilk 10 günde %93’unden doğumdan sonraki ilk 3 ay içerisinde elde edilmiştir. Doğumdan sonraki 24-48 saat yada 10 gün içlerinde hissedilen ağrılarda bir farlılık yoktur. Doğumdan sonraki ilk 3 ayda ikinci derecede yırtılmaya maruz kalan çok az kadın cinsel ılıksı sırasında acı hissettiğini bildirmiş bu durumla ılgılı gruplar arasında belirgin bir fark meydana gelmiştir.793 kadın doğumdan sonraki ilk bir yıl takıp edilmeye devem edilmiştir ve ikinci derece yırtığa sahip olan kadınların çok azı doğumdan önceki halleriyle bir farklılık hissetmemişlerdir.
Son zamanlarda İsveç’te 1.ve 2. derecede yırtıkla dikiş atılan 40 kadın ile atılamayan 40 kadın arasında karşılaştırma yapılmıştır. Doğumdan sonra 2-3-8 gün ve 6 ay suresince kadınların emzirme ,oturma ve cinsel ilişkileri ile ilgili durumlar hakkında bilgiler toplandı. Araştırmacılar küçük yırtıkların kendiliğinden iyileşmesi ve dikiş atılmamasının daha uygun olacağı sonucuna vardılar. Fakat bu araştırmanın sonucu büyük bir dikkatle ele alınmalıdır. Klinik olarak %20 lık bir fark elde etmek için 14 bin kadının araştırmaya dahil edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu durum doğumdan sonraki 12 haftalık süre için geçerlidir. Eğer doğumdan sonraki 12 haftalık surede cinsel ilişkide rahatsızlık hissedilirse bir yargıya varmak için 3 binden fazla kadın üzerinde araştırma yapılmalıdır. Ancak bu şekilde gruplar arasındaki fark ortaya konabilir.
Bazı kadınlarda kesinlikle dikişin uygun olduğuna dair deliler vardır. Bazı kadınlarda ise perinatal kaslarında yırtılmaya dahil olduğu durumlarda bile dikişin gerekli olmadığı durumlar ortaya çıkabilir. Dikiş atmamanın varsayılan faydaları henüz ortaya konulmamıştır ve geleneksel durumunu değiştirmek için yeterli deliller yoktur. Bu sebeple iki tedavi arasındaki farkın sistematik incelenmesine ihtiyaç vardır
