Alerji… Bu kelimeyi pek sık duyar olduk son yıllarda. Güneş alerjisi… Çilek alerjisi… Alerjik nezle… Alerjik ...
Genellikle halk arasında inaldığı kırmızılık sağlık belirtisi değildir gerçekten genişlemiş kılcan damarlar koporoz çoğunlukla yavaşlayan ...
Kadınların ve erkeklerin cinsel yanıtlarının fizyolojisinde bazı farklılıklar vardır. Genellikle erkekler daha çabuk, kadınlar daha ...
Sağlıklı ve mutlu bir cinsellik yaşamak aslında elinizde. Ramazan ayının başlamasına birkaç gün kala her yıl ...
Aşırı üşüme kansızlığın belirtisi Özellikle kış aylarında el ve ayakların normalden fazla üşümesi ve ...
Kadınlar için göğüs güzelliği çok önemlidir. Hamilelik, doğum ve emzirme dönemlerinden sonra göğüs şekli mutlaka ...
Dr. Hagen Sanholzer (Prof. Dr., Leipzig Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Aile Hekimliği Bölümü, Leipzig, Almanya) Dr. Hakan ...
DİŞLER: Çene kemiklerinin ağız boşluğuna bakan yüzlerindeki alveol kretleri üzerinde diziler yapan dişlerin çiğneme ve ...
Glomerüler perfüzyonu azaltan hemodinamik bozukluklar nedeni ile gelişir (Tablo-2). Her ne kadar altta yatan neden ...
Serum sT4 düzeyinde düşme,TSH düzeyinde artma primer hipotiroidi için tanı koydurucudur. Serum sT3 düzeyi değişkenlik ...

Arsiv ‘O/Ö’ Kategorisi

Ödem Tedavisi

Yazan emre On Ağustos - 23 - 2009 Yorum Yap

ÖDEM

Ödem dokuların hücreleri arasında sıvı birikmesiyle oluşur. Beyin ödemi ve gözkapağı Ödemi gibi belirli bir bölgeyle sınırlı kalabileceği gibi yaygın olarak da ortaya çıkabilir. Yaygın ödemle birlikte akciğer ve karın zarları gibi sıvı içeren (seröz) iç-zarların boşluklarında da sıvı toplanmışsa bu duruma anazarka tipi Ödem denir.Ödem çeşitli bozukluklara bağlı olabilir. Başlıca etkenleri kılcal damarların geçirgenliğinde artış, kılcal damarlar içindeki kanın hidrostatik basıncında, kanın osmoz (geçişme) basıncında ve dokulardaki sodyum miktarında değişikliklerdir. Odemli dokular şişkin ve soluk görünür. Kesildiklerinde bol miktarda sıvı fışkırır. Deri gergin ve parlaktır. Doğal kıvrımlar kaybolmuştur. İlerlemiş durumlarda doku yıkımı da ortaya çıkabilir. Derialtı dokularının ödemi kolaylıkla fark edilebilir; Odemli bölgeye parmakla bastırıldığında bir süre kaybolmayan bir çukurluk oluşur. Bu basit uygulama hafif Ödemlerin saptanmasını ve yaygınlaşmadan tedavi edilebilmesini sağlar.Anjiyonörotik ödem, anjiyo ödem, Quincke ödemi ve dev ürti-ker adlarıyla da tanınır. Bu tür ödem bazı kişilerde, özellikle de erkeklerde birkaç dakika içinde ortaya çıkabilir. Deride yuvarlak, geniş bir şişlik belirir. Bu bölge çevresindeki sağlıklı dokudan yüksek ve biraz daha serttir. Genellikle gözkapakları, dış üreme organları, dudaklar ya da ağız içi mukozası ve dil gibi yumuşak dokularda yer alır. Hasta önce bir gerginlik ve kaşıntı hisseder. Daha sonra belirtilen bölgelerdeki deride şişkinliklerin ortaya çıktığını fark eder. Hastalık genellikle gece başlar. İlk belirtileri sıkıntı verirse de dayanılmaz boyutlara varmadığından hasta ancak sabahleyin durumu anlar. Bazen hastalığa nefes darlığıyla birlikte astım, iltihaplı burun akıntısı, bulantı ve kusma gibi mide-bağırsak bozuklukları da eşlik eder. Belirtiler birkaç saat ya da birkaç gün sonra kaybolur. Ama bir süre sonra yeniden ortaya çıkar ve bazen mevsimlere bağlı olarak yineler. Anjiyonörotik ödem bazen glottiste, yani gırtlakta ses telleri ve bunların arasındaki bölgeyi kapsayan organda ortaya çıkar. Solumayı engelleyerek ani ve tehlikeli boğulma nöbetlerine yol açar. Bu durumda tıkanarak birkaç saniyede moraran hasta ancak birkaç dakika içinde yapılacak trakeotomi (soluk borusunun delinmesi) ile kurtanlabilir.
Nedenleri ve Tedavi
Anjiyonörotik ödem kan damarlarının geçirgenliğinde ani bir değişiklikten kaynaklanır. Buna bağlı olarak yumuşak dokularda hızla sıvı birikir ve deri ödemi ortaya çıkar. Alerjik kökenli anjiyonörotik ödemin nedeni bazı besinlere ve aspirin ya da penisilin gibi bir ilaca karşı aşırı duyarlılıktır. Kalıtımsal anjiyonörotik ödem ise bağışıklık sistemindeki bir bozukluğa bağlıdır; pıhtılaşmada etkili bir madde olan kallikreini etkisiz hale getiren ve bağışıklık yanıtında rol oynayan kompleman sisteminin birinci proteinini (Cl) ketleyici bir proteinin doğuştan bulunmadığı durumda ortaya Çıkar.Tedavide ürtiker tedavisine benzer bir yöntem izlenir. Öncelikle anjiyonörotik ödeme yol açan etkenler ortadan kaldırılmaya çalışılır. Belirtileri yok etmek için kaşıntıyı gideren (antihistaminik) ve kortizonlu ilaçlar kullanılır.

Ödem her zaman bir kalp yetmezliği bulgusu mudur?

Hayır. Başka hastalıklarda da ortaya çıkabilir. Örneğin toplardamarla­rın pıhtı ve iltihabı ile varislerinde olduğu gibi vücudun belirli bir bö­lümünde ödem ortaya çıkabilir. Bu durumda şişlik ayak bileği düze­yindedir. Gebelikte ayakta uzun süre kalındığında bacaklarda ödem or­taya çıkabilir ya da gebelik zehirlenmesi sürecinde görülür, Ayrıca, glomerülonefrit, nefrotik sendrom ve böbrek yetmezliği gibi bazı böb­rek hastalıklarında yalnız akşam saatlerinde değil, sabah da göz çukur­ları çevresinde ödem görülebilir. İlerlemiş karaciğer hastalıklarında, örneğin karaciğer sirozunda da ödem ortaya çıkabilir.

Öksürük ve Çeşitleri

Yazan emre On Ağustos - 23 - 2009 Yorum Yap

ÖKSÜRÜK

Öksürük solunum yolu hastalıklarında en sık görülen belirtilerden biridir. Solunum yollarına giren yabancı cisimleri ya da içeride oluşan bronş salgısı, balgam, kan gibi patolojik maddeleri dışarı atmaya yönelik bir refleks biçiminde ortaya çıkar. Şiddetli bir soluk vermeyle birlikte gırtlağın kapanmasını sağlayan ses tellerinin kasılmasından oluşur. Göğüs kaslarının bu sıradaki ani kasılmasına karın kasları da eşlik eder. Soluk borusunun içindeki basıncın yükselmesi gırtlağı açılmaya zorlar ve zorlanan gırtlaktaki ses tellerinin titreşimi tipik öksürük sesinin çıkmasına yol açar.Öksürük solunum yollarının herhangi bir bölümünün uyarılmasıyla gelişen bir refleks değildir. Örneğin, akciğer hava keseciklerinin (alveol) duvarı uyarıldığında insan öksürmez. Öksürük öncelikle gırtlak, soluk borusu ve bronşların bir bölümünden kaynaklanır.
Zatürree gibi bir akciğer hastalığında balgam bronşlara ulaşmadıkça öksürük görülmez. Akciğer zarı (plevra) hastalıklarında, örneğin plöre-zideyse inatçı bir öksürük vardır. Solunum yollarında gerçek bir hastalık olmadan da histeri ve ruhsal gerginliğe bağlı, sinirsel öksürük görülebilir.Başlıca iki tip öksürük vardır:
Kuru öksürük: Öksürük sesi yalnızca ses tellerinin titreşimiyle oluşur. Hasta balgam çıkarmaz. Bu tip öksürük genellikle şu durumlarda görülür:

1) Balgam oluşturmayan -gırtlak, soluk borusu ve bronş İltihaplarında;

2) plörezi gibi akciğer zan hastalıklarında.
Veremin başlangıç döneminde görülen “kesik öksürük” de bir tür kuru öksürüktür.

• Balgamlı öksürük: Ses tellerinin gerilmesiyle ortaya çıkan sese balgam parçacıklarının solunum yolları boyunca hareketiyle oluşan sesler de eklenir. Değişik miktarlarda da olsa balgam her zaman vardır, ama hastanın küçük çocuk, yaşlı vb olması gibi durumlarda öksürükle dışarı çıkarılamaz, yutularak mideye gider.Bir önceki bölümde açıklandığı gibi öksürüğün “kuru” ve “balgamlı” olmak üzere başlıca iki tipi vardır. Ama öksürük bunlardan başka bazı özel biçimlerde de ortaya çıkabilir. . • Nöbet halinde öksürük: Derin ve gürültülü bir soluk almayla kesilen, arka arkaya şiddetli öksürüklerden oîuşur. Tipik olarak boğmacada görülür, ama bronş mukozasının zedelendiği durumlarda ya da solunum yollarına yabancı cisimler kaçtığında da ortaya çıkabilir.• Havlar gibi öksürük: Kuru, bazen hınitdıdır. Hastanın sesi kısıktır. Larenjit, difteri vb hastalıklara bağlı.ses telleri iltihabında, özellikle de küçük çocuklarda akut gırtlak-soluk borusu-bronş iltihabında görülür.• fki tonlu öksürük: Farklı tonlarda iki sesin birleşmesiyle ortaya çıkar. Seslerin biri gırtlakta ses telleri düzeyinde, öbürü daha aşağıda, soluk borusu ve bronşlarda oluşur.

• Kuru, kısık öksürük: Yüksek sesli bir öksürük değildir, ama çok rahatsızlık verir. Gırtlakta tümör ya da verem gibi ses tellerinin ağır lezyonlarmda görülür.Bir önceki bölümde açıklandığı gibi öksürüğün “kuru” ve “balgamlı” olmak üzere başlıca iki tipi vardır. Ama öksürük bunlardan başka bazı özel biçimlerde de ortaya çıkabilir. . Nöbet halinde öksürük: Derin ve gürültülü bir soluk almayla kesilen, arka arkaya şiddetli öksürüklerden oluşur. Tipik olarak boğmacada görülür, ama bronş mukozasının zedelendiği durumlarda ya da solunum yollarına yabancı cisimler kaçtığında da ortaya çıkabilir.• Havlar gibi öksürük: Kuru, bazen hınitdıdır. Hastanın sesi kısıktır. Larenjit, difteri vb hastalıklara bağlı.ses telleri iltihabında, özellikle de küçük çocuklarda akut gırtlak-soluk borusu-bronş iltihabında görülür.• fki tonlu öksürük: Farklı tonlarda iki sesin birleşmesiyle ortaya çıkar. Seslerin biri gırtlakta ses telleri düzeyinde, öbürü daha aşağıda, soluk borusu ve bronşlarda oluşur.• Kuru, kısık öksürük: Yüksek sesli bir öksürük değildir, ama çok rahatsızlık verir. Gırtlakta tümör ya da verem gibi ses tellerinin ağır lezyonlarmda görülür

 

GOOGLE Arama Motoru

Özel Arama
 

Lida mucizevi bitkisel zayıflama  |  Lida kapsülünün faydalarını tanıyın...