Kategoriler

Archive for the ‘HEPATİK ENSEFALOPATİ VE BAKIMI’ Category

Hepatik Ensefalopati Nedenleri

Hepatik Ensefalopati Nedenleri

Ensefalopati tipi                               Sağkalım yüzdesi                                                     Etyolojik faktör

Akut (fulminan)KC. yetmezliği                   20                                  Viral hepatit ,Alkolik hepatit

Presipitan faktörlerle olan siroz                      70-80

İlaç reaksiyonları ve aşırı doz

Diürezis, Hemoraji

Parasentez, Diyare ve kusma

Cerrahi, Aşırı alkol, Sedatifler İnfeksiyonlar, Kabızlık

Kronik portal-sistemik ensefalopati        100                                     Portal-sistemik şant

Diyetsel protein alımı, İntestinal       bakteriler

Hepatik ensefalopatilerin yaklaşık % 90’nını presipite edici bir faktör zemininde gelişmiş olan sirotik ensefalopatiler oluşturur.(İÇH,MP) Bunlarda sağ kalım oranı % 70-80 dolaylarındadır ve ensefalopatinin hepatik komaya ilerleme oranı % 1 ile sınırlıdır. Fulminan karaciğer yetmezliği (FKY) nedeniyle gelişen ensefalopati ise tüm HE’lerin yaklaşık %10’nu oluşturur ve % 90 oranında hepatik komaya ilerler. Hepatik komanın etyolojisinde ise % 90-95 oranında fulminan karaciğer yetmezliği ile % 5-10 oranında FKY dışında kalan hepatik ensefalopatiler rol oynar

Hepatik koma

Hepatik koma

Hepatik koma; ciddi karaciğer disfonksiyonu (fulminan karaciğer yetmezliği ve kronik parankimal karaciğer hasarının alevlenmesi) sonucu ortaya çıkan, bilinç, davranış ve entelektüel düzeyde bozulmaya yol açan, kompleks ve mortalitesi çok yüksek nöropsikiyatrik bir sendromdur .

Fizyopatolojik mekanizması tam olarak anlaşılamayan bu hastalığın klinik tablosu, karaciğer disfonksiyonlu ensefalopati tablosundaki hastalarda mental fonksiyonlardaki regresyondan, ölüme giden derin komaya kadar değişen bir çeşitlilik gösterir.Hepatik ensefalopatide barsaklarda yıkıma uğrayan proteinlerden açığa çıkan çeşitli toksik metabolitlerin karaciğerde detoksifiye edilemeden beyne ulaşması sonucunda ortaya çıktığı düşünülmektedir

Koma

Koma
Uyanıklığın tamamen bozulmasıdır. Hastanın hiçbir ağrılı uyaranla uyandırılamadığı. kendisi ve çevresinde olan olayların farkında olmadığı ve iç ve dış uyaranlara anlaşılır cevap veremediği tam bir bilinçsizlik durumudur(4,7,8). Şiddetli ağrılı uyaranlar ile bazen solunum ritminde değişme, basit bazı kol bacak devinimleri, fleksör veya ekstansör kasılma şeklinde hareketler olabilir ama hasta uyandırılamaz

Bilinç

Bilinç
Bilinç ; uyanık olma, çevresel ve endojen tüm uyaranları algılayabilme , doğru muhakeme edebilme ve bunlara uygun, yerinde tepki oluşturma olarak tarif edilmektedir. Günlük uygulamada uyanık olma ile eşdeğerli olarak kullanılır ve uyanıklığın azalması ise diğer öğelere de bakılmaksızın bilincin azalması kaybolması olarak tanımlanmaktadır

Bilinç anatomik olarak, beyin sapı assendan retiküler formasyonu, talamuslar, korteks ve bunları karşılıklı olarak birbirine bağlayan yolların tam olarak işlev yapması ile temin edilmektedir. Bu yapıdaki herhangi bir anatomik veya sinaptik bozukluk, bilincin değişik derecelerde bozulmasına neden olabilir. Bilinçlilik ile bilincin tamamen bozulması olarak tariflenen koma arasınde değişik bilinç düzeyleri vardır. Bunlar sırayla kötüleşmek üzere; bilinçlilik, konfüzyon, laterji, stupor ve komadır