<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yardımcı Sağlık Personeli Becayiş &#187; AKUT BÖBREK YETMEZLİĞİ</title>
	<atom:link href="http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/category/saglik-konulari/a-saglik-konulari/akut-bobrek-yetmezligi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yardimcisaglikpersoneli.com</link>
	<description>Sağlık Personeli Bilgilendirme Sitesi Becayiş</description>
	<lastBuildDate>Wed, 16 Jun 2010 11:42:27 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Kardiyovasküler Hipertansiyon</title>
		<link>http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/kardiyovaskuler-hipertansiyon.htm</link>
		<comments>http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/kardiyovaskuler-hipertansiyon.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Oct 2009 16:16:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[AKUT BÖBREK YETMEZLİĞİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/?p=964</guid>
		<description><![CDATA[Kalp ve damar sistemi sorunlarının yol açtığı hipertansiyon sınıfıdır.
4.4.1. Aort Koarktasyonu: Konjenital bir sorundur. Aort damarının herhangi bir yerinde lümen daralması proksimalde kan basıncı yüksekliğine neden olur. En sık sol subklaviyen arter dalı ayrıldıktan hemen sonraki bölümünde görülür. En belirgin özelliği, üst ekstremitede kan basıncı yüksekliği varken femoral nabzın oldukça zayıf alınması veya hiç alınamamasıdır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kalp ve damar sistemi sorunlarının yol açtığı hipertansiyon sınıfıdır.</p>
<p>4.4.1. Aort Koarktasyonu: Konjenital bir sorundur. Aort damarının herhangi bir yerinde lümen daralması proksimalde kan basıncı yüksekliğine neden olur. En sık sol subklaviyen arter dalı ayrıldıktan hemen sonraki bölümünde görülür. En belirgin özelliği, üst ekstremitede kan basıncı yüksekliği varken femoral nabzın oldukça zayıf alınması veya hiç alınamamasıdır. Lezyonun ciddiyetine göre ayaklarda iskemik belirti ve bulgular görülebilir. Aort  koarktasyonu; 20 yaş altı, özellikle de çocukluk çağı hipertansiyonlarında mutlaka düşünülmelidir. Tanı Doppler ekokardiyografi veya aortografi ile konur. Ayırıcı tanıda büyük damar vasküliti (Takayasu arteriti) düşünülmelidir. Tedavisi perkütan anjioplastik veya açık cerrahi girişimle dar olan segmentin düzeltilmesidir.</p>
<p>4.4.2. Sistolik kardiyovasküler hipertansiyon: Hiperkinetik kalp hastalığı, aortik kapak yetmezliği, aortada skleroz (Windkessel hipertansiyonu), ciddi bradikardi, arteriyovenöz fistüller, patent duktus arteriozus gibi nedenlerle özellikle kalp atım volümünün artmasına bağlı gelişir. Altta yatan nedene göre tedavi edilir.</p>
<p><a href="http://justintvizle-ligtvizle.blogspot.com/2009/10/besiktas-kasmpasa-mac-canl-online-izle.html">Beşiktaş Kasımpaşa Maçını İzle</a>rkende dikkat edin tansiyonunuz yükselmesin <img src='http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  <a href="http://justintvizle-ligtvizle.blogspot.com/">online lig tv izle</a> <a href="http://justintvizle-ligtvizle.blogspot.com/">justin tv izle</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/kardiyovaskuler-hipertansiyon.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kızlık zarının bozulması ağrıya neden olur mu ?</title>
		<link>http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/kizlik-zarinin-bozulmasi-agriya-neden-olur-mu.htm</link>
		<comments>http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/kizlik-zarinin-bozulmasi-agriya-neden-olur-mu.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 10 Oct 2009 11:58:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>emre</dc:creator>
				<category><![CDATA[AKUT BÖBREK YETMEZLİĞİ]]></category>
		<category><![CDATA[adette ilişki olur mu]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkide kanama]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkide kanama gelmesi]]></category>
		<category><![CDATA[kızlık zarının bozulduğunu nasıl anlarız]]></category>
		<category><![CDATA[orospu]]></category>
		<category><![CDATA[sex kanama hymen]]></category>
		<category><![CDATA[sexte kanama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/?p=942</guid>
		<description><![CDATA[Bazı kadınlarda ilk ilişki sırasında ciddi miktarda bir ağrı olabilir. Ancak genelde herhengi bir rahatsızlık olmaz. Burada erkeğin davranışı ve yaklaşımı son derece önemlidir. İlk ilişki ister istemez her kadında endişe ve korkuya neden olur. Erkeğin yavaş ve yumuşak davranışı olayın ağrısız olmasını kolaylaştırır.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bazı kadınlarda ilk ilişki sırasında ciddi miktarda bir ağrı olabilir. Ancak genelde herhengi bir rahatsızlık olmaz. Burada erkeğin davranışı ve yaklaşımı son derece önemlidir. İlk ilişki ister istemez her kadında endişe ve korkuya neden olur. Erkeğin yavaş ve yumuşak davranışı olayın ağrısız olmasını kolaylaştırır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/kizlik-zarinin-bozulmasi-agriya-neden-olur-mu.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aminoglikozid nefrotoksisitesi</title>
		<link>http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/aminoglikozid-nefrotoksisitesi.htm</link>
		<comments>http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/aminoglikozid-nefrotoksisitesi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2009 09:50:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[AKUT BÖBREK YETMEZLİĞİ]]></category>
		<category><![CDATA[bozuk renal fonksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Dehidratasyon]]></category>
		<category><![CDATA[hipoalbuminemi]]></category>
		<category><![CDATA[hiponatremi]]></category>
		<category><![CDATA[ileri yaş]]></category>
		<category><![CDATA[kalp cerrahisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/?p=871</guid>
		<description><![CDATA[Aminoglikozid antibiyotiklerle 3 günden daha uzun süre tedavi edilen hastaların %10-15’inde görülür. Kullanım süresi uzadıkça nefrotoksisite riski de artar. Özellikle böbreğin etkilenmesinin nedeni, aminoglikozid antibiyotiklerin proksimal tübülde serumdakinden çok daha uzun süre kalmalarıdır. Dehidratasyon, hipoalbuminemi, hiponatremi, ileri yaş, bozuk renal fonksiyon, kalp cerrahisi riski arttıran faktörlerdir. Günde tek doz verilmesi birden fazla doz halinde verilmesinden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aminoglikozid antibiyotiklerle 3 günden daha uzun süre tedavi edilen hastaların %10-15’inde görülür. Kullanım süresi uzadıkça nefrotoksisite riski de artar. Özellikle böbreğin etkilenmesinin nedeni, aminoglikozid antibiyotiklerin proksimal tübülde serumdakinden çok daha uzun süre kalmalarıdır. Dehidratasyon, hipoalbuminemi, hiponatremi, ileri yaş, bozuk renal fonksiyon, kalp cerrahisi riski arttıran faktörlerdir. Günde tek doz verilmesi birden fazla doz halinde verilmesinden daha avantajlıdır. Hastaların çoğunda oligüri gözlenmez ve birçoğu geri dönüşümlüdür. Böbrek fonksiyonları sıkı izlenmeli ve bozukluk saptandığında ilaç derhal kesilmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/aminoglikozid-nefrotoksisitesi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Radyokontrast Nefropatisi</title>
		<link>http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/radyokontrast-nefropatisi.htm</link>
		<comments>http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/radyokontrast-nefropatisi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2009 09:48:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[AKUT BÖBREK YETMEZLİĞİ]]></category>
		<category><![CDATA[atriyal natriüretik peptid]]></category>
		<category><![CDATA[diyabetik olanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Dopamin]]></category>
		<category><![CDATA[furosemid]]></category>
		<category><![CDATA[hipotansiyonu olanlar]]></category>
		<category><![CDATA[kalp yetmezliği olanlar]]></category>
		<category><![CDATA[multiple myeloması olanlar]]></category>
		<category><![CDATA[renal fonksiyonları bozuk olanlar]]></category>
		<category><![CDATA[teofilin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/?p=869</guid>
		<description><![CDATA[Nefrotoksik ABY’nin en sık nedenidir. Geçmişte renal fonksiyonları bozuk olanlar, diyabetik olanlar, kalp yetmezliği olanlar, multiple myeloması olanlar, hipotansiyonu olanlar ve ileri yaştaki hastalar daha yüksek risk altındadır. Özellikle serum kreatinin düzeyi &#62;2.5-3.0 mg/dl olan hastalarda radyokontrast nefropatisi riski &#62;%35’tir. Serum kreatinin düzeyinde yükselme kontrast madde alındıktan 24-48 saat sonra görülmeye başlanır, 3-5. günde pik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Nefrotoksik ABY’nin en sık nedenidir. Geçmişte renal fonksiyonları bozuk olanlar, diyabetik olanlar, kalp yetmezliği olanlar, multiple myeloması olanlar, hipotansiyonu olanlar ve ileri yaştaki hastalar daha yüksek risk altındadır. Özellikle serum kreatinin düzeyi &gt;2.5-3.0 mg/dl olan hastalarda radyokontrast nefropatisi riski &gt;%35’tir. Serum kreatinin düzeyinde yükselme kontrast madde alındıktan 24-48 saat sonra görülmeye başlanır, 3-5. günde pik yapar, 7-10. günlerde yeniden düşmeye başlar. Hastalar genellikle non-oligüriktir. Genellikle geri dönüşümlüdür. Ancak yüksek risk grubundaki hastalarda geri dönüşümlü olmayan böbrek fonksiyon bozukluğu gelişebilir.</p>
<p>Radyokontrast nefropati gelişiminden korunma yolları: 1-Düşük osmolaritesi olan kontrast maddeler kullanılmalıdır. 2-%0.9 NaCl: 50-75 cc/saat işlemden önceki ve sonraki 12 saat boyunca verilmelidir. 3-N-asetil sistein: İşlemden önceki gün ve işlemden sonraki 48-72 saat boyunca günde 2 kez 600 mg peroral verilmesi nefrotoksisite riskini azaltır. 4-Dopamin, furosemid, atriyal natriüretik peptid, teofilin ve mannitol gibi ilaçlar ile profilaktik hemodiyaliz uygulamasının faydalı olmadığı gibi bazı hasta gruplarında nefropati riskini arttırdığı belirlenmiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/radyokontrast-nefropatisi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>RENAL (İNTRİNSİK) ABY</title>
		<link>http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/renal-intrinsik-aby.htm</link>
		<comments>http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/renal-intrinsik-aby.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2009 09:43:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[AKUT BÖBREK YETMEZLİĞİ]]></category>
		<category><![CDATA[akut tübüler nekroz]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek yetmezliği]]></category>
		<category><![CDATA[hücresel iskemi]]></category>
		<category><![CDATA[renal akut böbrek yetmezliği]]></category>
		<category><![CDATA[tanı tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[vazokonstriksiyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/?p=862</guid>
		<description><![CDATA[Böbreğin kendisindeki sorunların yol açtığı ABY tablosudur. Anatomik yapılara göre sınıflandırılır: Glomerüler, tübüler, interstisyel ve vasküler intrinsik ABY (Tablo-4). En sık görülen form %85 ile akut tübüler nekroz (ATN)’dir. ATN’nin en sık nedenleri iskemi (%50) ve nefrotoksisite (%35) olmakla birlikte hemen her olguda multifaktöriyeldir. İskeminin neden ön planda olduğu ile ilgili şu iki fizyolojik özellik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Böbreğin kendisindeki sorunların yol açtığı ABY tablosudur. Anatomik yapılara göre sınıflandırılır: Glomerüler, tübüler, interstisyel ve vasküler intrinsik <a href="http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/akut-bobrek-yetmezligi-hakkinda-genel-bilgi.htm">ABY</a> (Tablo-4). En sık görülen form %85 ile akut tübüler nekroz (ATN)’dir. ATN’nin en sık nedenleri iskemi (%50) ve nefrotoksisite (%35) olmakla birlikte hemen her olguda multifaktöriyeldir. İskeminin neden ön planda olduğu ile ilgili şu iki fizyolojik özellik hatırda tutulmalıdır: 1-<a href="http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/akut-bobrek-yetmezligi-hakkinda-genel-bilgi.htm">Böbrek</a> organizmadaki en hipoksik organlardan biridir, öyle ki medüllada pO<sub>2</sub> düzeyi yaklaşık 20-25 mmHg’dır, 2-Bunun yanında yine böbrek nöronlardan sonra hipoksiye en duyarlı organlardan biridir.</p>
<p>ATN gelişiminde altta yatan nedenin yol açtığı intrarenal vazokonstriksiyon, hücresel iskemi ve nekroz temel patogenetik basamaklardır. Bunu, lökosit infiltrasyonu ve bu hücrelerin yol açtığı reaksiyonların parankimi daha da kötüleştirmesi izler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/renal-intrinsik-aby.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>POSTRENAL ABY</title>
		<link>http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/postrenal-aby.htm</link>
		<comments>http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/postrenal-aby.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Sep 2009 11:11:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[AKUT BÖBREK YETMEZLİĞİ]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Konuları]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek yetmezliği]]></category>
		<category><![CDATA[Mesane karsinomu]]></category>
		<category><![CDATA[Prostat karsinomu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/?p=857</guid>
		<description><![CDATA[İdrar akımının anatomik olarak engellenmesine bağlı gelişen ABY formudur. İdrar akımı üst üriner yolda (pelvis renalis ve üreterler) tek taraflıysa ve diğer böbrek normalse ABY gelişmez. Diğer bir deyişle, postrenal ABY gelişebilmesi için üst üriner yolda çift taraflı tıkanıklık olmalıdır. Erkeklerde daha sık gelişir. Bunun nedeni; erkek üretrasının daha uzun olması ve prostat patolojileridir.
Akut obstrüksiyon, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İdrar akımının anatomik olarak engellenmesine bağlı gelişen ABY formudur. İdrar akımı üst üriner yolda (pelvis renalis ve üreterler) tek taraflıysa ve diğer <a href="http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/akut-bobrek-yetmezligi-hakkinda-genel-bilgi.htm">böbrek</a> normalse <a href="http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/akut-bobrek-yetmezligi-hakkinda-genel-bilgi.htm">ABY</a> gelişmez. Diğer bir deyişle, postrenal ABY gelişebilmesi için üst üriner yolda çift taraflı tıkanıklık olmalıdır. Erkeklerde daha sık gelişir. Bunun nedeni; erkek üretrasının daha uzun olması ve prostat patolojileridir.</p>
<p>Akut obstrüksiyon, üriner yolda ciddi basınç artışına yol açıp glomerüler filtrasyonun hızla azalmasına neden olur. Obstrüksiyon kaldırıldıktan sonra böbrek fonksiyonlarındaki düzelme hızı ve oranı, obstrüksiyon süresi ve eşlik eden diğer faktörlere bağlı olarak değişir. 12 haftadan daha uzun süredir varolan tam tıkanıklığın ortaya çıkardığı ABY genellikle iyileşmez. Parsiyel tıkanıklıkların davranışı kestirilemez.</p>
<p>Klinik belirti ve bulgular tıkanıklığın seviyesine, süresine ve ciddiyetine göre değişir. Tam tıkanıklıklarda tam veya tam olmayan anüri varken parsiyel tıkanıklıklarda anuri yoktur. Geçmişte prostatizm yakınmaları olan hastalarda mesane altı düzeyde tıkanıklık düşünülmelidir. Hastalarda glob vezikal saptanması mesane altı tıkanıklığı şiddetle düşündürmelidir. Pıhtılı kanama sonrası anuri, pıhtı tıkanıklığı, taş veya maligniteyi düşündürmelidir.</p>
<p>Hastalara mesane sondası takılması ve USG yapılacak ilk işlemdir. USG; erken dönemde, dehidratasyon durumunda veya retroperitoneal sorunların tanınmasında yetersiz kalır. Bu durumda kontrastsız BT veya retrograd pyelografi tanıda değer kazanır. İVP, ABY’li hastalarda kontrendikedir. Serum kreatinin &gt;2 mg/dl ise İVP tetkikinde görüntü alınamadığı gibi kullanılan kontrast madde nefrotoksik etkiyle durumu daha da ağırlaştırabilir.</p>
<p>Postrenal ABY’li hastalar Girişimsel Radyoloji veya Üroloji departmanlarının bulunduğu hastanelerde değerlendirilmelidir.</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="614">
<tbody>
<tr>
<td width="614">Tablo-3: Postrenal ABY nedenleri</td>
</tr>
<tr>
<td width="614"><strong>Üst üriner yol obstrüksiyonu (Soliter böbrekte tek, çift böbrekte   bilateral obstrüksiyon)</strong><strong></strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="614">İntrinsik</td>
</tr>
<tr>
<td width="614">Taş</td>
</tr>
<tr>
<td width="614">Papiller nekroz</td>
</tr>
<tr>
<td width="614">Kan pıhtısı</td>
</tr>
<tr>
<td width="614">Karsinom</td>
</tr>
<tr>
<td width="614">Ekstrinsik</td>
</tr>
<tr>
<td width="614">Retroperitoneal fibrosis</td>
</tr>
<tr>
<td width="614">Aort anevrizması</td>
</tr>
<tr>
<td width="614">Retroperitoneal   veya pelvik maligniteler</td>
</tr>
<tr>
<td width="614"><strong>Alt üriner yol obstrüksiyonu</strong><strong></strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="614">Üretral darlık</td>
</tr>
<tr>
<td width="614">Benign prostat   hipertrofisi (BPH)</td>
</tr>
<tr>
<td width="614">Prostat   karsinomu</td>
</tr>
<tr>
<td width="614">Mesane karsinomu</td>
</tr>
<tr>
<td width="614">Mesane taşı</td>
</tr>
<tr>
<td width="614">Kan pıhtısı</td>
</tr>
<tr>
<td width="614">Fungus   &#8220;ball&#8221; (Aspergilloma)</td>
</tr>
<tr>
<td width="614">Nörojenik mesane</td>
</tr>
<tr>
<td width="614">Üretral katater   disfonksiyonu</td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/postrenal-aby.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Post Renal Akut Böbrek Yetmezliği</title>
		<link>http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/post-renal-akut-bobrek-yetmezligi.htm</link>
		<comments>http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/post-renal-akut-bobrek-yetmezligi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2009 17:36:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[AKUT BÖBREK YETMEZLİĞİ]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek çalışmaması]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek iltihabı]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek tıkanıklığı]]></category>
		<category><![CDATA[kro]]></category>
		<category><![CDATA[kronik böbrek yetmezliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/?p=852</guid>
		<description><![CDATA[İdrar akımının anatomik olarak engellenmesine bağlı gelişen ABY formudur. İdrar akımı üst üriner yolda (pelvis renalis ve üreterler) tek taraflıysa ve diğer böbrek normalse ABY gelişmez. Diğer bir deyişle, postrenal ABY gelişebilmesi için üst üriner yolda çift taraflı tıkanıklık olmalıdır. Erkeklerde daha sık gelişir. Bunun nedeni; erkek üretrasının daha uzun olması ve prostat patolojileridir.
Akut obstrüksiyon, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İdrar akımının anatomik olarak engellenmesine bağlı gelişen ABY formudur. İdrar akımı üst üriner yolda (pelvis renalis ve üreterler) tek taraflıysa ve diğer böbrek normalse ABY gelişmez. Diğer bir deyişle, postrenal ABY gelişebilmesi için üst üriner yolda çift taraflı tıkanıklık olmalıdır. Erkeklerde daha sık gelişir. Bunun nedeni; erkek üretrasının daha uzun olması ve prostat patolojileridir.</p>
<p><a href="http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/akut-bobrek-yetmezligi-hakkinda-genel-bilgi.htm">Akut</a> obstrüksiyon, üriner yolda ciddi basınç artışına yol açıp glomerüler filtrasyonun hızla azalmasına neden olur. Obstrüksiyon kaldırıldıktan sonra böbrek fonksiyonlarındaki düzelme hızı ve oranı, obstrüksiyon süresi ve eşlik eden diğer faktörlere bağlı olarak değişir. 12 haftadan daha uzun süredir varolan tam tıkanıklığın ortaya çıkardığı <a href="http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/akut-bobrek-yetmezligi-hakkinda-genel-bilgi.htm">ABY</a> genellikle iyileşmez. Parsiyel tıkanıklıkların davranışı kestirilemez.</p>
<p>Klinik belirti ve bulgular tıkanıklığın seviyesine, süresine ve ciddiyetine göre değişir. Tam tıkanıklıklarda tam veya tam olmayan anüri varken parsiyel tıkanıklıklarda anuri yoktur. Geçmişte prostatizm yakınmaları olan hastalarda mesane altı düzeyde tıkanıklık düşünülmelidir. Hastalarda glob vezikal saptanması mesane altı tıkanıklığı şiddetle düşündürmelidir. Pıhtılı kanama sonrası anuri, pıhtı tıkanıklığı, taş veya maligniteyi düşündürmelidir.</p>
<p>Hastalara mesane sondası takılması ve USG yapılacak ilk işlemdir. USG; erken dönemde, dehidratasyon durumunda veya retroperitoneal sorunların tanınmasında yetersiz kalır. Bu durumda kontrastsız BT veya retrograd pyelografi tanıda değer kazanır. İVP, ABY’li hastalarda kontrendikedir. Serum kreatinin &gt;2 mg/dl ise İVP tetkikinde görüntü alınamadığı gibi kullanılan kontrast madde nefrotoksik etkiyle durumu daha da ağırlaştırabilir.</p>
<p>Postrenal ABY’li hastalar Girişimsel Radyoloji veya Üroloji departmanlarının bulunduğu hastanelerde değerlendirilmelidir.</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="614">
<tbody>
<tr>
<td width="614">Tablo-3: Postrenal ABY nedenleri</td>
</tr>
<tr>
<td width="614"><strong>Üst üriner yol obstrüksiyonu (Soliter böbrekte tek, çift böbrekte   bilateral obstrüksiyon)</strong><strong></strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="614">İntrinsik</td>
</tr>
<tr>
<td width="614">Taş</td>
</tr>
<tr>
<td width="614">Papiller nekroz</td>
</tr>
<tr>
<td width="614">Kan pıhtısı</td>
</tr>
<tr>
<td width="614">Karsinom</td>
</tr>
<tr>
<td width="614">Ekstrinsik</td>
</tr>
<tr>
<td width="614">Retroperitoneal fibrosis</td>
</tr>
<tr>
<td width="614">Aort anevrizması</td>
</tr>
<tr>
<td width="614">Retroperitoneal   veya pelvik maligniteler</td>
</tr>
<tr>
<td width="614"><strong>Alt üriner yol obstrüksiyonu</strong><strong></strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="614">Üretral darlık</td>
</tr>
<tr>
<td width="614">Benign prostat   hipertrofisi (BPH)</td>
</tr>
<tr>
<td width="614">Prostat   karsinomu</td>
</tr>
<tr>
<td width="614">Mesane karsinomu</td>
</tr>
<tr>
<td width="614">Mesane taşı</td>
</tr>
<tr>
<td width="614">Kan pıhtısı</td>
</tr>
<tr>
<td width="614">Fungus   &#8220;ball&#8221; (Aspergilloma)</td>
</tr>
<tr>
<td width="614">Nörojenik mesane</td>
</tr>
<tr>
<td width="614">Üretral katater   disfonksiyonu</td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/post-renal-akut-bobrek-yetmezligi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Abdominal kompartman sendromu</title>
		<link>http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/abdominal-kompartman-sendromu.htm</link>
		<comments>http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/abdominal-kompartman-sendromu.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2009 17:33:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[AKUT BÖBREK YETMEZLİĞİ]]></category>
		<category><![CDATA[Böbrek perfüzyonu]]></category>
		<category><![CDATA[kronik böbrek yetmezliği]]></category>
		<category><![CDATA[tanısı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/?p=850</guid>
		<description><![CDATA[Böbrek perfüzyonunu azaltan önemli ancak nadir bir nedendir. Genellikle travmaya maruz kalmış, sıvı gereksinimi yüksek, abdominal kapasitesi az olan (cerrahi veya yanık skarları olanlar) hastalarda görülür. Karın içi inflamasyon, karın içi üçüncü boşluklara ve dokulara sıvı kaybı bu bölgedeki organların perfüzyonunu bozar. İntestinal obstrüksiyon, pankreatit ve peritonit en sık karşılaşılan klinik bulgulardır. Nadiren intestinal iskemi, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Böbrek perfüzyonunu azaltan önemli ancak nadir bir nedendir. Genellikle travmaya maruz kalmış, sıvı gereksinimi yüksek, abdominal kapasitesi az olan (cerrahi veya yanık skarları olanlar) hastalarda görülür. Karın içi inflamasyon, karın içi üçüncü boşluklara ve dokulara sıvı kaybı bu bölgedeki organların perfüzyonunu bozar. İntestinal obstrüksiyon, pankreatit ve peritonit en sık karşılaşılan klinik bulgulardır. Nadiren intestinal iskemi, karaciğer disfonksiyonu ve oligürik böbrek yetmezliği görülebilir. Oligüri genellikle karın içi basınç &gt;15 mmHg, anuri ise &gt;30 mmHg olduğunda gelişir. Mesane içi basınç ölçülerek abdominal kompartman sendromu değerlendirilebilir; &lt;10 mmHg ise ekarte edilir, &gt;25 mmHg ise tanı konur.</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="482">
<tbody>
<tr>
<td width="482">Tablo-2: Prerenal ABY nedenleri</td>
</tr>
<tr>
<td width="482"><strong>Damar İçi Volüm Azalması</strong><strong></strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="482">Gastrointestinal   sıvı kaybı</td>
</tr>
<tr>
<td width="482">Kusma</td>
</tr>
<tr>
<td width="482">Diyare</td>
</tr>
<tr>
<td width="482">Enterokütanöz   fistül</td>
</tr>
<tr>
<td width="482">Renal sıvı kaybı</td>
</tr>
<tr>
<td width="482">Diüretikler</td>
</tr>
<tr>
<td width="482">Ozmotik diürez</td>
</tr>
<tr>
<td width="482">Renal Na+ kaybı</td>
</tr>
<tr>
<td width="482">Ciltten sıvı   kaybı</td>
</tr>
<tr>
<td width="482">Hipertermi</td>
</tr>
<tr>
<td width="482">Yanıklar</td>
</tr>
<tr>
<td width="482">Kanama</td>
</tr>
<tr>
<td width="482">Üçüncü boşluğa   sıvı kaybı</td>
</tr>
<tr>
<td width="482">Pankreatit</td>
</tr>
<tr>
<td width="482">Ciddi   hipoalbuminemi</td>
</tr>
<tr>
<td width="482">Kapiller kaçak   sendromu</td>
</tr>
<tr>
<td width="482"><strong>Efektif arteriyel volüm azalması</strong><strong></strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="482">Konjestif kalp   yetmezliği</td>
</tr>
<tr>
<td width="482">Siroz</td>
</tr>
<tr>
<td width="482">Nefrotik sendrom</td>
</tr>
<tr>
<td width="482">Sepsis</td>
</tr>
<tr>
<td width="482">Anestezi</td>
</tr>
<tr>
<td width="482"><strong>İntrarenal hemodinami değişiklikleri</strong><strong></strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="482">Preglomerüler   (afferent) vazokonstriksiyonu</td>
</tr>
<tr>
<td width="482">Prostaglandin inhibisyonu</td>
</tr>
<tr>
<td width="482">NSAİİ</td>
</tr>
<tr>
<td width="482">COX-1 veya COX-2   inhibitörleri</td>
</tr>
<tr>
<td width="482">Hiperkalsemi</td>
</tr>
<tr>
<td width="482">Hepatorenal   sendrom</td>
</tr>
<tr>
<td width="482">Siklosporin ve   Tacrolimus</td>
</tr>
<tr>
<td width="482">Postglomerüler   (efferent) arteriolar vazodialatasyon</td>
</tr>
<tr>
<td width="482">ACE   inhibitörleri ve A-II reseptör antagonistleri</td>
</tr>
<tr>
<td width="482"><strong>Abdominal kompartman   sendromu</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/abdominal-kompartman-sendromu.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ACE İnhibitörleri, A-II antagonistleri, NSAİİ ve ABY ilişkisi</title>
		<link>http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/ace-inhibitorleri-a-ii-antagonistleri-nsaii-ve-aby-iliskisi.htm</link>
		<comments>http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/ace-inhibitorleri-a-ii-antagonistleri-nsaii-ve-aby-iliskisi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2009 17:31:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[AKUT BÖBREK YETMEZLİĞİ]]></category>
		<category><![CDATA[A-II antagonistleri]]></category>
		<category><![CDATA[ACE İnhibitörleri]]></category>
		<category><![CDATA[akut böb]]></category>
		<category><![CDATA[NSAİİ ve ABY ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[şikayet]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/?p=848</guid>
		<description><![CDATA[Bu ilaç sınıfları, prerenal ABY’nin önemli nedenlerindendir. Renin-anjiotensin sistemi aktif ancak hala hipovolmeik olan veya efektif kan volümü azalmış (özellikle kalp yetmezliği olan hastalarda) bu gibi hastalarda ACE inhibitörü veya A-II reseptör antagonisti kullanımı ABY gelişmesine neden olur. Bir çalışmada bu riskin ACE inhibitörü kullanmayanlara göre &#62;%30 daha yüksek olduğu saptanmıştır. Kısaca, dekompanse kalp yetmezliği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu ilaç sınıfları, prerenal ABY’nin önemli nedenlerindendir. Renin-anjiotensin sistemi aktif ancak hala hipovolmeik olan veya efektif kan volümü azalmış (özellikle kalp yetmezliği olan hastalarda) bu gibi hastalarda ACE inhibitörü veya A-II reseptör antagonisti kullanımı ABY gelişmesine neden olur. Bir çalışmada bu riskin ACE inhibitörü kullanmayanlara göre &gt;%30 daha yüksek olduğu saptanmıştır. Kısaca, dekompanse kalp yetmezliği olan ve kan basıncı &lt;120/80 mmHg olan hastalarda ACE inhibitörü kullanımı yüksek olasılıkla ABY ile sonuçlanacaktır. Bu hastalara kalp yetmezliği toparlanmadan ACE inhibitörü verilmemelidir.</p>
<p>Non-steroid anti inflamatuar ilaç (NSAİİ) kullanımlarında da benzer sonla karşılaşılabilir. Sikloksijenaz (COX) için selektif (COX-2 inhibitörü) veya non-selektif NSAİİ’ler birbirlerine üstünblükleri olmaksızın böbrekte prostaglandin sentez inhibisyonu ile glomerüler perfüzyonu bozarlar.<strong></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/ace-inhibitorleri-a-ii-antagonistleri-nsaii-ve-aby-iliskisi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Prerenal ABY</title>
		<link>http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/prerenal-aby.htm</link>
		<comments>http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/prerenal-aby.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2009 17:30:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[AKUT BÖBREK YETMEZLİĞİ]]></category>
		<category><![CDATA[katekolamin artışı]]></category>
		<category><![CDATA[kronik böbrek yetmezliği]]></category>
		<category><![CDATA[renin-anjiotensin sistemi aktivasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[tanısı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[vazopressin salınımında artış]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/?p=846</guid>
		<description><![CDATA[Glomerüler perfüzyonu azaltan hemodinamik bozukluklar nedeni ile gelişir (Tablo-2). Her ne kadar altta yatan neden düzeltildiğinde tama yakın düzelme olsa da iyileştirilmediğinde hücresel hipokis ve sonuçta akut tübüler nekroz ile sonlanabilir. Bu süreç, kişinin yaşına ve eşlik eden diğer klinik sorunlara (kalp yetmezliği, diyabetes melitus vb) göre değişebilir.
Glomerüler perfüzyonu azaltan hipovolemi veya hipotansiyon gibi durumlarda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Glomerüler perfüzyonu azaltan hemodinamik bozukluklar nedeni ile gelişir (Tablo-2). Her ne kadar altta yatan neden düzeltildiğinde tama yakın düzelme olsa da iyileştirilmediğinde hücresel hipokis ve sonuçta akut tübüler nekroz ile sonlanabilir. Bu süreç, kişinin yaşına ve eşlik eden diğer klinik sorunlara (kalp yetmezliği, diyabetes melitus vb) göre değişebilir.</p>
<p>Glomerüler perfüzyonu azaltan hipovolemi veya hipotansiyon gibi durumlarda vital organ (kalp, beyin, böbrek, karaciğer vb) perfüzyonunun sürdürülmesi için organizmanın pressör sistemleri devreye girer; sempatik hiperaktivite (katekolamin artışı), vazopressin salınımında artış, renin-anjiotensin sistemi aktivasyonu ve anjiotensin-II (A-II) sentezinde artış. Böbrekte, özellikle A-II aracılığıyla, efferent arteriyol vazokonstriksiyonu ile glomerül içi basınç yükseltilir ve filtrasyon eski konumuna getirilir. Bu reaksiyon, kendisini tetikleyen neden ortadan kaldırılmadıkça geri dönmez. Efferent arteriyolden ayrılan kanın tübülointerstisyel bölgeyi besleyecek arteriyel kan olduğu göz önüne alınırsa, reaksiyonun devamı tübüler ve interstisyel bölgede önce hipoksi sonra da nekroz oluşturacaktır. Başlangıçta adaptif bir davranış olan bu reaksiyon böylece maladaptif bir davranış haline gelecektir.</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="603">
<tbody>
<tr>
<td width="603">Tablo-1: Akut Böbrek Yetmezliği sendromları</td>
</tr>
<tr>
<td width="603"><strong>Prerenal ABY</strong><strong></strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="603">Damar içi volüm   azalması</td>
</tr>
<tr>
<td width="603">Efektif kan volümü azalması</td>
</tr>
<tr>
<td width="603">İntrarenal   hemodinami değişiklikleri</td>
</tr>
<tr>
<td width="603">Preglomerüler   (afferent) vazokonstriksiyon</td>
</tr>
<tr>
<td width="603">Postglomerüler   (efferent) vazodilatasyon</td>
</tr>
<tr>
<td width="603"><strong>Renal (İntrinsik) ABY</strong><strong></strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="603">Akut tübüler   nekroz</td>
</tr>
<tr>
<td width="603">Iskemik</td>
</tr>
<tr>
<td width="603">Nefrotoksik</td>
</tr>
<tr>
<td width="603">Akut   interstisyel nefrit</td>
</tr>
<tr>
<td width="603">Akut   glomerülonefrit</td>
</tr>
<tr>
<td width="603">Akut vasküler   sendromlar</td>
</tr>
<tr>
<td width="603"><strong>Postrenal ABY</strong><strong></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yardimcisaglikpersoneli.com/prerenal-aby.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
