Archive for Ağustos, 2009
YAĞLI CİLT
Cilt genellikle doğal yaşlanma süresince kaynaklanır vucut yaşlandıkça faliyetler yavaşla hücre yenileme hızı düşer cilt aşağıdakı etmenler bağlı olarak değişik oranlarda yaşlanır aşırı güneş,rüzgar,tuz,kirli hava cildin yaşlanmasını hızlandırır.Fizyolujik ve piskolojik bozokluklur cildin yaşlı görülmesine sebep olur ani ve aşırı kilo kaybı kaş yapısının bozulmasına cizgili sarkık görünün bir cildin cıkmasına sebep olur.Aşırı kullanılan ilaçlar kötü beslenme alkol sigara kullanımı cildin görünüşünü bozar yaşlı ciltlerin iyleşmesi mümkündür.Cilt asla eskiye dönmez arzu edilen sonuç ancak estetik amaliyat bunu takiben düzenli uygulanan uzmanı bakımın ve makyaj ile elde edilir.
ALERJİK CİLT
Çok hasasatır her cilt tipinden görülmekte daha çok kuru ciltlerde görülür biliçsiz kozmetik böyle bi cilde sahip kişiler kendi türleri için hazırlanmış bakım ürünleri dışında seçim yapmaları gerekir.
ATROFİ CİLT
Epidermis hücrelerindeki sayıca azalma neticesi emidermal atrofi meydana gelir deri ince ve seffaf görüntü almıştır o bölgede çukurcuklar görürlür genellikle tranvaylardan sonra görülür kırsal bölgelerde güneş altında çalışanlarda dengesiz beslemelerden görürlür yeterli beslenmemekte dolayı erken yaşlanmış bulunduğu yaştan daha olgun gösteren ciltlere denir Ayrıca vaktinden önce yıpranmış ve yaşlanmış ciltlerdirATROFİ: bir doku organdan organın hacmini çalışma gücünü azaltan beslenme yetersizliği dokuların yada organın büyümeme kusurudur..
BEBEĞİN CİNSİYETİNİN BELİRLENMESİ
Antik Çin, Mısır ve Yunan uygarlıklarından beri insanoğlu doğacak bebeğinin cinsiyetini doğmadan önce saptayacak ve istediği cinsiyette
Zaman içerisinde yüksek teknolojiler geliştikçe X ve Y spermlerinin özellikleri daha iyi anlaşılmış ve bunları ayırmak için değişik teknikler gelişmiştir. 1998 yılında Virginia’a da yapılan bir çalışmanın sonuçları spermlerin ayrılmasında
Teknoloji gerektirmeyen ve kişilerin kendilerinin uygulayabileceği bir
Ancak son zamanlarda yapılan çalışmalar bu yöntemin Tabiat Ana’nın verdiği olaslıklardan daha yüksek başarılar vermediğini ortaya koymuştur.
İstenilen cinste bebek sahibi olmanın en garantili yolu embryo seçimidir. Tüp bebek uygulamalarında embryo birkaç hücreli hale geldiğinde hücrelerden biri alınarak Y kormozomu baklır ve eğer istenilen cinsiyette ise rahimne yerleştirilir. Bu yöntemin başarı şansı %100 dür.
Etik Yönü
Cinsiyet tayininin en önemli engelleyicisi işin etik yönüdür. Herhangi bir sebep olmadan çiftlere istedikleri cinsiyette bebek sahbi olmaları konusunda yardımcı olmak doğanın

Aile planlamasına dair bilgiler
Aile planlaması, ailelerin istedikleri sayıda, istedikleri zamanda ve sağlıklı aralıklarla, bakabilecekleri kadar çocuk sahibi olmaları demektir. Aile planlaması çocuk sayısını kısıtlamak demek değildir. Aile planlaması çalışmaların temel amacı ailenin sağlığını korumak ve onların mutlu yaşamalarını sağlamaktır. Aile planlaması çalışmaları ile,çiftlere gebe kalmak ve doğum yapmak için en uygun koşulların neler olduğu öğretilir. Gebelikler arasında belli bir süre bırakılarak anne ve çocuk sağlığının korumaktır. Bu hizmet, ailedeki kişi sayısını sınırlandırma anlamı taşımaz!
Çocuk yapmada aileler, tamamen serbest olup, kendi iradeleri ile istedikleri, bakabilecekleri, yetiştirebilecekleri sayıda çocuk sahibi olabilirler. Önemli olan ailelerin bilinçli olarak, sorumluluk taşıyarak karar vermeleridir. İstediği halde çocuk sahibi olamayan kısır çiftlere yardım edilir,yol gösterilir. Aile Planlaması, eşlere çocuk yapmak istedikleri veya istemediklerinde yol gösterir. Onlara çocuk sayısı ve doğumlar arasındaki süreyi belirlemelerinde yardımcı olur.
Başka bir deyişle Aile Planlaması evli çiftlerin ekonomik olanaklarına ve kişisel isteklerine göre çocuk sayısını tayin etmelerini ve doğumların ana-çocuk sağlığına uygun aralıklarla olmasını sağlayan koruyucu bir hizmettir.
Aile Planlaması, eşlere çocuk yapmak istedikleri veya istemediklerinde yol gösterir. Onlara çocuk sayısı ve doğumlar arasındaki süreyi belirlemelerinde yardımcı olur.
Bununla birlikte iki yıldan sık aralıklarla yapılan doğumlar ile annenin çok genç ya da yaşlı olması anne ve çocuk sağlığını olumsuz etkilemektedir. Her yıl dünyada yarım milyondan fazla kadın gebelik ve doğumla ilgili sorunlar yüzünden ölmekle geride bir milyondan fazla anasız çocuk bırakmaktadır. Aile Planlaması ile bu ölümlerin çoğu önlenebilirdi. Yine istenmeyen gebelikler de ana ölümüne neden olmaktadır.
Yine bu nedenle her yıl ülkemizde 500 binden fazla kadın kürtaj olmakta, daha da tehlikelisi kürtajla ilgili 50 binden fazla kadın yaşamını yitirmektedir. Etkin Aile Planlaması yöntemlerinin kullanılması ile ülkemizde yılda l500 annenin ve 60 bin bebeğin ölümü engellenebilir. Yine çok ve sık doğuma bağlı kadın hastalıkları, kansızlık; zor doğum ve bunlara bağlı olarak ana ölümleri artmaktadır.
Çocuk sağlığı da çok ve sık doğumdan etkilenmektedir. Şöyleki; Doğumlar arasında geçen süre 2 yıldan azsa, bir önceki çocuğun ölüm tehlikesi yaklaşık %50 oranında artmaktadır.
En az iki yıl ara ile doğan çocuklar daha sık aralıklarla doğan çocuklara göre fiziksel ve zihinsel açıdan daha iyi gelişmektedirler.
iki yaşın altındaki bir çocuğun sağlığını ve gelişimini tehdit eden en büyük tehlike, ailede yeni bir bebeğin dünyaya gelmesidir.
Bir anne bedeninin gebelik ve doğum etkilerinden tam olarak kurtulabilmesi için iki yıllık bir sürenin geçmesi gerekir.
Eğer bir anne doğumdan sonra iki yıl geçmeden tekrar gebe kalırsa, yeni bebeğin zamanından önce doğması ve anne karnında iyi beslenemediği için düşük kilolu doğma ihtimali artar. Çok ve sık doğum sonucu çocuklar sık hastalanmakta, kansızlık artmakta, sonuçta fiziksel ve zihinsel açıdan iyi gelişememektedirler.
Anne ise çok ve sık doğum sonucu yıpranmakta ve çocuklarına karşı ilgisi azalmakta, bunlara ek olarak ekonomik zorluklar da eklenince çocuğun yaşamına verilen değer azalmaktadır.
Aile planlamasının amacı
Çok ve sık gebelikleri önlemek,
Çok ve sık doğumların anne ve çocuk sağlığına olan olumsuz etkilerini gidermek,
İstenmeyen gebeliklerde tehlikeli yollarla yapılan düşükleri önlemek,
Çocuğu olmayan ailelerin çocuk sahibi olmaları için yol göstermek,
Ailelere gebelikten korunmanın modern ve tibbi yollarını öğreterek ana sağlığı ve çocuk sağlığı düzeyini yükseltmek.
Anne sağlığına faydaları
Çok ve sık doğuma bağlı gebelikleri önler,
Çok ve sık doğuma bağlı kadın hastalıklarını önler,
Kansızlık ve kansızlığın neden olduğu hastalıkları önler,
Zor doğuma bağlı tehlikeleri önler,
Erken ve geç yaşta olan doğumları önler,
İstenmeyen gebelik ve düşükleri önler,
Anne sağlığı için zararlı, iki yıldan kısa aralıklarla olan doğumları önler,
Annenin ruh sağlığını korur,

İftar Menüleri ve Yemek Tarifleri
İFTAR MENÜSÜ 1
Salata: Manzana
Çorba : Mercimek Çorbası
Anayemekler: Patates Püresi ve Kuru köfte
Arayemek: Mısırlı Pilav, Komposto
Tatlı: Kolay İncir Tatlısı
İFTAR MENÜSÜ 2
Salata: Semiz Otu Salatası
Çorba : İrmik Çorbası
Anayemekler: Kabak Patates Çalkama
Arayemek: Değişik Bulgur Pilavı ve Cacık
Tatlı: Bisküvili Puding
İFTAR MENÜSÜ 3
Salata: Kıvırcık Salatası
Çorba : Yayla Çorbası
Anayemekler: Patates Musakka
Arayemek: Sütlü Makarna ve Hoşaf
Tatlı: Kahveli Puding
İFTAR MENÜSÜ 4
Salata: Akdeniz Salatası
Çorba : Patates Çorbası
Anayemekler: Yalancı İskender
Arayemek: Leziz Pilav
Tatlı: Diyet Tatlı
İFTAR MENÜSÜ 5
Salata: Havuç Salatası
Çorba : Ezogelin Çorbası
Anayemekler: Sarımsaklı Yahni
Arayemek: Bademli Pilav ve Komposto
Tatlı: Havuçlu Toplar
İFTAR MENÜSÜ 6
Salata: Yeşil Zeytinli Salata
Çorba : Şehriyeli Tavuk Çorbası
Anayemekler: Fırında Karnıbahar Böreği
Arayemek: Buhara Pilavı ve Hoşaf
Tatlı: Yalancı Tavuk Göğüsü
İFTAR MENÜSÜ 7
Salata: Cevizli Patlıcan Salatası
Çorba: Domatesli Telşeriyeli Çorba
Anayemekler: Susamlı Tavuk Pane
Arayemek: Maklube ve Hoşaf
Tatlı: Güllaç
İFTAR MENÜSÜ 8
Salata: Amerikan Salatası
Çorba: Çerkez Çorbası
Anayemek: Analı Kızlı
Arayemek: Kestaneli Pilav ve Yoğurt
Tatlı: Gül Tatlısı
İFTAR MENÜSÜ 9
Salata: Nar Ekşili Salata
Çorba: Kolay Çorba
Anayemek: Hamsi Buğlama
Arayemek: Sebzeli Bulgur Pilavı
Tatlı: Şam Tatlısı
İFTAR MENÜSÜ 10
Salata: Maydanoz Salatası
Çorba: Annenim Nefis Mercimek Çorbası
Anayemek: Palamut Kağıtta
Arayemek: Havuçlu Pilav
Tatlı: Revani
İFTAR MENÜSÜ 11
Salata: Kıvırcık Salatası
Çorba: Domates Çorbası ( Kaşarlı )
Anayemek: Etli Kurufasulye
Arayemek: Sade Pilav ve Yoğurt
Tatlı: Sütlaç
İFTAR MENÜSÜ 12
Salata : Karışık Sebze Salatası
Çorba : Yoğurtlu Tutmaç
Anayemek : Karnıyarık
Arayemek : Arpa Şehiriye Pilavı ve Komposto
Tatlı : Etimek Tatlısı
İftar Sofrasında Dikkat Edilmesi Gerekenler !
Prof. Dr. Mete Kesim, iftarda hizli ve çok yenilen yemegin kalp krizine yol açabilecegini belirterek, oruçlu kisilerin iftarda daha dikkatli yemek yemeleri uyarisinda bulundu.
Iftarda fazla yemek yeme aliskanligimiz var, oysa hizli ve çok yemek vücuda zararli diyen Kesim, sunlari söyledi: Yemegin birden ve asiri sekilde mideye girmesi sonucu salgilar fazlalasiyor. Bu da, ani tansiyon düsüklüklerine neden olur. En önemlisi ise yemegi yedikten sonra uzanip yatilmasi. Bu çok tehlikeli. Vücuttaki kan mide ve bagirsaklarin etrafinda
toplaniyor. Beyin ve kalbe kanin gitmesi engelleniyor. Kan birden vücuda dagildiginda, kalp çarpintilarina ve krize kadar variyor. Bu nedenle kalp rahatsizligi olanlar iftarda fazla yememeli.
IFTAR, IKI ASAMADA YENILMELI
Iftar yemeklerinin iki asamali olarak yenilmesi gerektigine dikkati çeken Prof. Dr. Kesim, Iftarda yemegi ikiye bölmeli. Önce çorba içilmeli, aradan 15-20 dakika geçtikten sonra diger yemekler yenilmelidir. Böyle yemek yenildiginde, yarim saat dinlenilmelidir dedi.
Prof. Kesim, özellikle kalp ve tansiyon hastalarini, oruç tutmadan önce mutlaka hekimlerine danismalari konusunda uyardi.
KAN SEKERI NORMALIN ALTINA DÜSER
Yüksek Ihtisas Hastanesi Beslenme ve Diyetetik Uzmani Ayçag Turan, Ramazan ayinda normal beslenme düzeninin degistigini vurguladi. Ramazan’da günlük ögünlerin 2’ye indigini, hatirlatan Turan, gün boyu süren açlik halinde, oruç tutanlarda, kan sekerinin normalin altina düstügünü (hipoglisemi), bunun da yorgunluk, çarpinti, sinirlilik, terleme, bas agrisi, dalginlik, unutkanlik gibi sonuçlara neden olabildigini ifade etti. Özellikle seker hastalarinda açligin, hipoglisemi ve kan sekerinin ani yükselmesi (hiperglisemi) sikligina neden oldugunu belirten Turan, diyet tedavisinin önemli oldugu seker hastaligi, yüksek tansiyon, mide sikayeti gibi rahatsizliklarda hastalarin, diyet tedavisinin önemi konusunda saglik personeli tarafindan bilgilendirilmesi gerektigini kaydetti.
ÖNERILER
ytaç Turan, oruç tutan kisilerin, iftar ve sahurda dikkat etmeleri gereken noktalari söyle siraladi: Ramazan boyunca kizartmadan kaçinin, etleri izgara ya da firinda pisirmeye özen gösterin. Agir hamur tatlilari yerine daha hafif sütlü tatlilar ve kompostolar tüketin.
Iftarda yemekleri birden yemeyin.Kendinize uzun bir zaman dilimi ayirin. Yiyeceklerin beste ikisini sahurda, beste üçünü iftarda yemeye çalisin.Sahur ögününü kesinlikle atlamayin. Ramazan ayi boyunca meyve ve çig sebze tüketimine önem verin.
Sahurda protein içeren süt, yogurt, peynir gibi gidalar yiyin. Bu, uzun süre tok kalmaniza yardimci olur.
Yagli yiyeceklerden kaçinin, yagsiz sebzeli yiyecekleri tercih edin.
BOL SU IÇIN
Uzmanlar, oruç tutan kisilerin iftar ve sahurda bol sivi almalari gerektigini hatirtiyorlar. Normal bir insanin günlük su ihtiyacinin 2-2.5 litre olduguna dikkat çeken uzmanlar 6-8 bardak kadar su, gece boyunca mutlaka tüketilmeli. Bunun yaninda meyva suyu, ayran gibi sivi içecekleri almak da mümkün. Gün boyunca susuz kalmamak için kompostonun sahur yemeginde
bulundurulmasi da yararlidir diyorlar.
Oruçta Nasıl Zayıflanır ?
Adnan Menderes Üniversitesi Diyet Uzmanı Dr. Nil Pınar Ercan, zayıflamak için oruç tutmanın sindirim sisteminde sorunlara neden olabileceğini söyledi.
Ercan, bu yıl ramazan ayının uzun yıllar sonra çok sıcak bir döneme denk geldiğini, sahur ile iftar arasının çok uzun olacağını belirtti.
Zayıflama amacıyla oruç tutanlar bulunduğuna dikkati çeken Ercan, ”ramazanda zayıflama düşüncesiyle yola çıkıp kilo alan çok sayıda bireye de rastlayabiliyoruz. ‘Ne kadar az yersem, o kadar kilo veririm, bunun için ramazan ayı müsait’ diye düşünülüyor. Açlık süresi ramazanda uzuyor. Bireyler iftarda birden yemeğe yüklenerek açlığını telafi etmek istiyor. Böyle olunca sindirim sisteminde problem ortaya çıkıyor. Amaç kilo vermek değil, kilo almayı önleyecek şekilde besin almak olmalı” diye konuştu.
ORUCU UYKUYA TUTTURMAK
Ercan, ramazan ayında uyku düzeninin de çok önemli olduğunu, bu dönemde açlık duygusunun yüksek çok olmasının, kan şekerindeki düşüşün bireylerde uzun süre uyuma isteğini ortaya çıkardığını söyledi.
Ramazanda düzenli ama aşırı olmayan uyku ve dengeli beslenmenin önemli olduğunu bildiren Ercan, ”gün boyunca uyuyarak vakti geçirmek bilinenin aksine ramazan ayında olumsuzluk yaratır. İnsanların normal hayatlarındaki aktivitelerine yakın şekilde aktiviteler yapması gerekir” diye konuştu.
İftarda her zaman açlık fazla olacağı için hamur işleri, şekerli yiyecekler, ramazan pidelerinin sofraları süslediğini belirten Ercan, bireylerin iftarda ilk önce bir kase çorba, bir dilim ekmek ve yanında kuru meyve tüketmesini önerdi.
İftardan sonra yatana kadar sürekli bir şey değil süt, yoğurt, meyve gibi ara öğünler yenmesini de tavsiye eden Ercan, sahurda daha çok protein ağırlıklı beslenilmesini, tuzlu yiyeceklerin tüketilmemesi istedi.
YANLIŞ BİLİNEN TÜKETİM
Ercan, meyve suyu, çay, kahve tüketirken susuzluluğun bir nebze azalacağı düşüncesiyle de hareket edildiğini, ama bunun doğru olmadığını ifade etti. Çay ve kahvenin içeriğindeki kafeinin idrarı artırdığını, dolayısıyla vücuttaki suyu azalttığını kaydeden Ercan, ”bu nedenle suyun 8 bardaktan az tüketilmemesi gerekir. Kısacası, zengin menülü sofra gözü boyar, ama insan sağlığını da bozabilir” diye konuştu.
Hurmanın Faydaları
Hurmayı sevmeyen varmı? Mesela ben bayılıyorum ama her başaladığımda yemeye nekadar yediğimiz farkına varmıyorum. Ama lezzetine laf yok özellikle ramazanda soframızdan eksik olmaz hatta orucu hurma ile açarız biz.
Hurmanın sağlığa yararları:
BEYNİ GÜÇLENDİRİR
Hurma, baştan başlamak üzere vücudumuzun birçok organına elle tutulur, gözle görülür bir yarar sağlar. Hurmada bulunan fosfor, beynin ihtiyaçlarını karşılar. Yorgunluğa iyi gelir.
DİNLENDİRİR
Hurmanın etkili olduğu bir diğer alan da sinir sistemimizdir. Hurmanın dinlendirici bir özelliği vardır. Hurmada aynı zamanda B1 ve B2 vitaminleri bulunuyor. Bunlar da zihni ve sinir sistemini dinlendirici özelliğiyle de dikkat çekiyor.
ÖKSÜRÜĞÜN EN İYİ İLACI
Meyve olarak en iyi göğüs ilacı hurmadır. Hurma balgama, nefes borusuna ve öksürüğe iyi geliyor. Hurma, kan damarlarını yumuşatır ve damar sertliğini engelleri. Ayrıca kanı temizler ve tansiyonu da düzenler.
KOLESTEROL
Kahve ve yağ kandaki kolesterolün yükselmesinde etkendirler. Araplar bol miktarda kahve yerler ve araştırmalarda Araplarda bu hastalıktan eser olmadığı ortaya çıkmıştır. Bunun nedenin araştıran uzmanlar, Arapların kahve ve diğer içeceklerin yanında mutlaka hurma yediklerini öğrenmişler. Bu çalışmalara göre hurma kolesterole geçit vermiyor.
BÖBREK TAŞINI ÖNLER
Hurma böbreklerin yıkanmasına da yardım ederek böbreklerin daha iyi çalışmasını sağlar. Mesane ve böbrek iltihabına şifa verir. Hurmanın suyu böbrek taşlarının da parçalanmasında çok faydalı olur. 6 – 7 hurma parçalanarak bir bardak suya konur birkaç saat sonra süzülür ve ısıtarak günde iki defa içilir. Bu 15 gün yapılırsa böbrek taşlarını yok eder.
ÇAM FISTIĞIYLA BİRLİKTE
Hurma çam fıstığıyla yenirse karaciğer, temizler ve kuvvetlendirir. Aynı zamanda Şafra taşını da yok eder.
ÇEKİRDEĞİNİ EMİN
Uzmanlar hurmanın aç karnına yenilmesinin daha sağlıklı olduğunu belirtiyor. Bunun yanı sıra kabuklarında ve çekirdeğine de bol miktarda vitamin olduğunu söyleyerek çekirdeğinin de emilmesini tavsiye ediyorlar.
GÖZLERE VE KULAĞA BiREBiR
Avitamini içeren hurma, gözleri kuvvetlendiriyor. Bazı kaynaklarda hurma yiyenlerde özellikle gece körlüğü ve diğer göz zaafiyetlerinin olmayacağı bilgisi yer alır. Hurmanın bunun yanı sıra göz sinirlerini kuvvetlendirici etkisi de bulunuyor. Her şeyin olduğu gibi hurmanın da fazla yenmemesi gerekiyor. İhtiyarlıkta oluşan kulak uğultusu duyma zafiyeti gibi kulak rahatsızlıklarında da faydalıdır.
iSHALE VE BASURA KARŞI
Kişi ishal olduğu ve kustuğu zaman vücut çok su, tuz, potasyum, sodyum ve glikoz kaybeder. Hurmada ise bu unsurlardan bol miktarda bulunur. Böyle durumlarda hurma suyu hazırlanır. Ondan yeterli miktarda alınırsa kaybedilen minareller ve güç telafi edilmiş olur. Hurma’yı düzenli yemek aynı zamanda basuru da engeller. Basuru olanlara da şiddetinin hafiflemesine yardımcı olur.
NORMAL CİLT
Foksiyonları normal sürdüren ne çok yağlı ne çok kuru cilt tipidir normal ciltler genellikle sivilce görülmez yinede saglıklı ve çekici görülmesi için temel bakım yapılması gerekir normal cilt bakımı yaparken uzmanın hedefi ölü hücrelerin yüzeyden temizlenmesi fölüküllerin yüzeyden kirden arınması için cildi temizlemektir düzenli yapılan bakım normal cildin bozulmada foksiyonlarını sürdürmesi için gereklidir.